Adli Yardım Bürosu,
bireylerin hak arama
özgürlüklerinin önündeki
engelleri aşmak ve bu
özgürlüğün kullanımındaki
eşitliği sağlamak üzere,
avukatlık ücretini ve
yargılama giderlerini
karşılama olanağı
bulunmayanların avukatlık
hizmetlerinden
yararlandırılmasını
sağlamaktadır.
Büro, avukatlık hizmetinden
yararlanmaya ekonomik gücü
olmayan bireylere gerekli
hukuki başvurularını
yapabilmeleri ve davalarını
açabilmeleri için tam
anlamıyla bir hukuki yardım
sunmaya çalışmaktadır. Bu
süreç içerisinde,
başvurucuların hak ararken
karşılaştıkları zorluklar
görevli avukatlarımız
aracılığıyla çözülmeye
çalışılmaktadır. Kaliteli
bir hukuki yardım sunmayı
amaçlayan Adli Yardım
Bürosu, çalışmalarını ve alt
yapısını da bu şekilde
oluşturmaktadır. Adli yardım
hizmeti, gerek İnsan Hakları
Evrensel Bildirgesi gerekse
İnsan Hakları Avrupa
Sözleşmesinde düzenlenmiş
olan ve son değişikliklerle
Anayasada da yerini bulan
adil yargılanma hakkının
kullanılması bakımından çok
önemli bir araçtır.
Adil yargılanma hakkı,
herkesin gerek medeni hak ve
yükümlülükleri ile ilgili
nizalar gerekse cezai alanda
kendisine yöneltilen
suçlamalar karşısında etkin
ve sonuç alınabilir bir iç
hukuk yolunun varlığını ve
bu çerçevede yapılacak
yargılamanın açık, doğru,
dürüst olması gereğini
kapsayan geniş bir anlama
sahiptir.
Anayasamızın kanun önünde
eşitlik ilkesini düzenleyen
10. maddesinde "Herkes, dil,
ırk, renk, cinsiyet, siyasî
düşünce, felsefî inanç, din,
mezhep ve benzeri sebeplerle
ayırım gözetilmeksizin kanun
önünde eşittir. Hiçbir
kişiye, aileye, zümreye veya
sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare
makamları bütün işlemlerinde
kanun önünde eşitlik
ilkesine uygun olarak
hareket etmek
zorundadırlar." hükmü,
Anayasamızın hak arama
hürriyeti başlıklı 36.
maddesinde ise "Herkes,
meşru vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı
mercileri önünde davacı veya
davalı olarak iddia ve
savunma (Ek ibare: 4709 -
3.10.2001 / m.14)
"ile adil yargılanma"
hakkına sahiptir. Hiçbir
mahkeme, görev ve yetkisi
içindeki davaya bakmaktan
kaçınamaz." düzenlemesi
mevcuttur. Anayasanın
36.maddesinde yerini bulan
adil yargılanma hakkı İHAS
ve İHAM�nin içtihatlarıyla
beraber değerlendirilmek
durumundadır. Bu şekilde
bakıldığında da Anayasa�daki
kavrama kaynaklık eden İHAS�nin
6.maddesinde düzenlenmiş
olan �adil yargılanma hakkı�
iç hukukumuzda da aynı geniş
içerikle yorumlanıp yaşama
geçirilmek zorundadır. Buna
göre �adil yargılanma hakkı�nın
her türlü hukuki
uyuşmazlıkta etkin ve sonuç
alınabilecek bir yolla yargı
merciine başvurmayı
kapsadığını söylemek
olanaklıdır.
Yine Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi'nin Adil
Yargılanma Hakkını
düzenleyen 6.maddesinde
"Herkes, gerek medeni hak ve
yükümlülükleriyle ilgili
nizalar, gerek cezai alanda
kendisine yöneltilen
suçlamalar konusunda karar
verecek olan, yasayla
kurulmuş bağımsız ve
tarafsız bir mahkeme
tarafından davasının makul
bir süre içinde, hakkaniyete
uygun ve açık olarak
görülmesini istemek hakkına
sahiptir." hükmü, Etkili
Başvuru hakkını düzenleyen
13. maddesinde ise "Bu
Sözleşme'de tanınmış olan
hak ve özgürlükleri ihlal
edilen herkes, ihlal fiili
resmi görev yapan kimseler
tarafından bu sıfatlarına
dayanılarak yapılmış da
olsa, ulusal bir makama
etkili bir başvuru yapabilme
hakkına sahiptir." hükmü
mevcuttur.
Görüldüğü gibi,
mevzuatımızda herkese hak
arama hürriyeti eşit olarak
tanınmıştır. Baromuzun
sunduğu adli yardım hizmeti
sayesinde yoksul
vatandaşların "hak arama
hürriyetini" fiilen
kullanabilmelerinin yolu
açılmıştır. Dava açmak
isteyen ya da açılmış davada
taraf olup kendini avukatla
temsil ettirecek ekonomik
gücü olmayan
vatandaşlarımıza,
başvurdukları takdirde
Baromuz Adli Yardım
Bürosu'nca kendilerine
avukat
görevlendirilmektedir.
Böylece yoksul vatandaşların
da hak arama hürriyetini tam
olarak kullanabilmeleri
sağlanmakta, hukuki
sorunlarında ekonomik
koşullarından kaynaklanan
olumsuzluklar giderilmeye
çalışılmaktadır
Yukarıdaki açıklamaların
ışığında, hak arama
özgürlüğünün pratiği olan
adil yargılanma hakkının
gerçekleşip kullanılabilmesi
için adli yardım
mekanizmasının bir önkoşul
olduğunu söylemek
olanaklıdır. Bu nedenle ADLİ
YARDIMIN, ekonomik açıdan
zayıf durumda olsa bile
herkese etkin bir yargı
yoluna başvurma olanağı
sağlaması nedeniyle, İNSAN
HAKLARININ YAŞAMA GEÇMESİNDE
ÖNEMLİ BİR ARAÇ OLDUĞU
açıktır.
|