|
Kanun
Numarası 4667
Kabul Tarihi 02/05/2001
Yayımlandığı R.G.
(Tarih-Sayı)
10/05/2001-24398
BİRİNCİ KISIM
Avukatlık ve Avukat
Avukatlığın mahiyeti:
Madde 1 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/1 md.)
Avukatlık, kamu hizmeti ve
serbest bir meslektir.
Avukat, yargının kurucu
unsurlarından olan bağımsız
savunmayı serbestçe temsil
eder.
Avukatlığın amacı:
Madde 2 -(Değişik:
02/05/2001 - 4667/2 md.)
Avukatlığın amacı ; hukuki
münasebetlerin
düzenlenmesini, her türlü
hukuki mesele ve
anlaşmazlıkların adalet ve
hakkaniyete uygun olarak
çözümlenmesini ve hukuk
kurallarının tam olarak
uygulanmasını, her derecede
yargı organları, hakemler,
resmi ve özel kişi, kurul ve
kurumlar nezdinde
sağlamaktır.
Avukat bu amaçla hukuki
bilgi ve tecrübelerini
adalet hizmetine ve
kişilerin yararlanmasına
tahsis eder.
Yargı organları, emniyet
makamları, diğer kamu kurum
ve kuruluşları ile kamu
iktisadi teşebbüsleri, özel
ve kamuya ait bankalar,
noterler, sigorta şirketleri
ve vakıflar avukatlara
görevlerinin yerine
getirilmesinde yardımcı
olmak zorundadır.
Kanunlarındaki özel hükümler
saklı kalmak kaydıyla, bu
kurumlar avukatın gerek
duyduğu bilgi ve belgeleri
incelemesine sunmakla
yükümlüdür. Bu belgelerden
örnek alınması vekaletname
ibrazına bağlıdır. Derdest
davalarda müzekkereler
duruşma günü beklenmeksizin
mahkemeden alınabilir.
İKİNCİ KISIM
Avukatlık Meslekine Kabul
Avukatlığa kabul şartları:
Madde 3 - (Değişik :
30.01.1979 - 2178/1 md.)
Avukatlık mesleğine kabul
edilebilmek için :
a)
(Değişik:30.01.1979-2178/1
md.)Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olmak,
b) Türk hukuk
fakültelerinden birinden
mezun olmak veya yabancı
memleket hukuk fakültesinden
mezun olup da Türkiye hukuk
fakülteleri programlarına
göre noksan kalan derslerden
başarılı sınav vermiş
bulunmak,
c) Avukatlık stajını
tamamlayarak staj bitim
belgesi almış bulunmak,
d) (Değişik: 02/05/2001 -
4667/3 md.*) Avukatlık
sınavını başarmış olmak.
e) Levhasına yazılmak
istenen baro bölgesinde
ikametgahı bulunmak,
f) Bu Kanuna göre avukatlığa
engel bir hali olmamak
gerekir.
İstisnalar:
Madde 4- (Değişik:
02/05/2001 - 4667/4 md.)
Adli idari ve askeri yargı
hakimlik ve savcılıklarında,
Anayasa Mahkemesi
raportörlüklerinde, Danıştay
üyeliklerinde, üniversiteye
bağlı fakültelerin hukuk
bilimi dersleri dalında
profesörlük, doçentlik,
yardımcı doçentlik
görevlerinde dört yıl, kamu
kurum ve kuruluşlarının
hukuk müşavirliği görevinde
on yıl süre ile hizmet etmiş
olanlarda 3. maddenin (c) ve
(d) bendlerinde yazılı
koşullar aranmaz.
Türk vatandaşları ve Türk
uyruğuna kabul olunanlardan
yabancı hukuk
fakültelerinden mezun olup
da, geldikleri yerde dört
yıl süreyle mahkemelerin her
derecesinde hakimlik
savcılık veya avukatlık
yapmış ve avukatlığı meslek
edinmiş bulunanlar 3.
maddenin (b) bendinde yazılı
olduğu biçimde Türk hukuk
fakülteleri programlarına
göre noksan kalan derslerden
usulüne uygun olarak yapılan
sınavlarda başarı göstermiş
ve ayrıca Türkçe'yi iyi
bilir oldukları da bir
sınavla anlaşılmış olmak
kaydıyla, 3. maddenin (c) ve
(d) bentlerinde yazılı
koşulların dışında
tutulurlar.
Birinci ve ikinci fıkrada
gösterilenlerin baro
levhasına yazılmasında, 17.
maddenin (1) ve (2) numaralı
bentlerinde yazılı
belgelerden başka sicil
özetlerinin onanmış bir
örneğinin de verilmesi
gereklidir.
Avukatlığa kabulde engeller:
Madde 5 - Aşağıda yazılı
durumlardan birinin varlığı
halinde, avukatlık meslekine
kabul istemi reddolunur :
a) (Değişik: 02/05/2001 -
4667/5 md.) Taksirli suçlar
hariç kesinleşmiş bir
kararla iki yıldan fazla
hapis veya bir yıldan fazla
ağır hapis cezasıyla veya
basit ve nitelikli zimmet,
irtikap, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik,
inancı kötüye kullanmak ve
dolanlı iflas gibi yüz
kızartıcı suçlarla istimal
ve istihlak kaçakçılığı
hariç kaçakçılık, ihaleye
fesat karıştırmak
suçlarından biri ile hüküm
giymiş olmak,
b)
(Değişik:22.01.1986-3256/2
md.) Kesinleşmiş bir
disiplin kararı sonucunda
hakim, memur veya avukat
olma niteliğini kaybetmiş
olmak,
c) Avukatlık meslekine
yaraşmayacak tutum ve
davranışları çevresince
bilinmiş olmak,
d) Avukatlık mesleki ile
birleşemeyen bir işle
uğraşmak,
e) Mahkeme kararı ile
kısıtlanmış olmak,
f) İflas etmiş olup da
itibarı iade edilmemiş
bulunmak (Taksiratlı ve
hileli müfisler itibarları
iade edilmiş olsa dahi kabul
olunmazlar),
g) Hakkında aciz vesikası
verilmiş olup da bunu
kaldırmamış bulunmak,
h) Avukatlığı sürekli olarak
gereği gibi yapmaya engel
vücut veya akılca malul
olmak.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/5 md.) Birinci fıkranın
(a) bendinde sayılan yüz
kızartıcı suçlardan biri ile
hüküm giymiş olanların
cezası ertelenmiş, paraya
çevrilmiş veya affa uğramış
olsa da avukatlığa kabul
edilmezler.
(Değişik:22.01.1986-3256/2
md.) Adayın birinci fıkranın
(a) bendinde yazılı
cezalardan birini gerektiren
bir suçtan kovuşturma
altında bulunması halinde,
avukatlığa alınması isteği
hakkındaki kararın bu
kovuşturmanın sonuna kadar
bekletilmesine karar
verilebilir. Şu kadar ki,
ceza kovuşturmasının sonucu
ne olursa olsun avukatlığa
kabul isteğinin geri
çevrilmesi gereken hallerde,
sonuç beklenmeden istek
karara bağlanır.
Baroya yazılma istemi:
Madde 6 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/6 md.)
Avukatlık sınavını başarmış
olanlar veya 4. maddedeki
koşulları taşıyanlar
başvurdukları yer barosu
levhasına yazılmalarını
dilekçe ile isteyebilirler.
Karar:
Madde 7 - Baro yönetim
kurulu, levhaya yazılma
istemi hakkında başvurma
dilekçesinin varış
tarihinden itibaren bir ay
içinde gerekçeli olarak
karar vermekle ödevlidir.
Süresi içinde karar
verilmediği takdirde, adayın
avukatlığa kabul istemi
reddedilmiş sayılır. Bu
halde aday bir aylık sürenin
bitiminden itibaren onbeş
gün içinde Türkiye Barolar
Birliğine itiraz edebilir.
İtiraz üzerine 8 inci madde
hükmü kıyas yolu ile
uygulanır.
Redde veya kovuşturma sonuna
kadar beklenmesine dair
karara itiraz:
Madde 8 - Baro Yönetim
Kurulu, avukatlığa kabul
istemini reddettiği veya
kovuşturma sonuna kadar
beklenmesine karar verdiği
takdirde bunun gerekçesini
kararında gösterir.
Gerekçeli karar adaya tebliğ
olunur.
Aday, bu karara karşı,
tebliğ tarihinden itibaren
onbeş gün içinde, kararı
veren baro vasıtasiyle
Türkiye Barolar Birliğine
itiraz edebilir. Baro
tarafından adaya, itiraz
tarihini tespit eden bir
belge verilir. Bu belge
hiçbir vergi harç ve resme
tabi değildir.
Türkiye Barolar Birliği,
itiraz üzerine dosya
üzerinde gerekli
incelemeleri yaptıktan
sonra, itirazı kabul veya
reddeder. Türkiye Barolar
Birliği itiraz tarihinden
itibaren bir ay içinde bir
karar vermezse, itiraz
reddedilmiş sayılır.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/7 md.) Baro yönetim
kurullarının adayın levhaya
yazılması hakkındaki
kararları, karar tarihinden
itibaren onbeş gün içinde
Türkiye Barolar Birliğine
gönderilir. Türkiye Barolar
Birliği kararın kendisine
ulaştığı tarihten itibaren
bir ay içinde uygun bulma
veya bulmama kararını ve
itirazın kabul veya reddi
hakkındaki kararlarını
onaylamak üzere karar
tarihinden itibaren bir ay
içinde Adalet Bakanlığına
gönderir. Bu kararlar Adalet
Bakanlığına ulaştığı
tarihten itibaren iki ay
içinde bakanlıkça karar
verilmediği veya karar
onaylandığı takdirde
kesinleşir. Ancak Adalet
Bakanlığa uygun bulmadığı
kararları bir daha
görüşülmek üzere, gösterdiği
gerekçesiyle birlikte
Türkiye Barolar Birliğine
geri gönderir. Geri
gönderilen bu kararlar,
Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul
edildiği takdirde
onaylanmış, aksi halde
onaylanmamamış sayılır,
sonuç Türkiye Barolar
Birliği tarafından Adalet
Bakanlığına bildirilir.
Baro yönetim kurulunun,
avukatlığı kabul isteminin
reddi veya kovuşturma sonuna
kadar beklenmesi hakkındaki
kararları, süresi içinde
itiraz edilmediği takdirde
kesinleşir.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/7.md.) Adalet
Bakanlığının dördüncü fıkra
uyarınca verdiği kararlara
karşı, Türkiye Barolar
Birliği, aday ve ilgili
baro; Adalet Bakanlığının
uygun bulmayıp bir daha
görüşülmek üzere geri
göndermesi üzerine Türkiye
Barolar Birliğince verilen
kararlara karşı ise, Adalet
Bakanlığı, aday ve ilgili
baro idari yargı merciine
başvurabilir.
Barolar, kesinleşen
kararları derhal yerine
getirmeye mecburdurlar.
Avukatlık ruhsatnamesi ve
yemin:
Madde 9 - Avukatlık
meslekine kabul edilen
adaya, ilgili baro
tarafından bir ruhsatname
verilir.
Avukatlığa kabul,
ruhsatnamenin verildiği
andan itibaren hüküm ifade
eder. Aday böylece
avukatlığa kabul edildikten
sonra (Avukat) unvanını
kullanmak hakkını kazanır.
Durum Türkiye Barolar
Birliğine bildirilir.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/8.md.) Ruhsatnameler ve
avukat kimlikleri, Türkiye
Barolar Birliği tarafından
tek tip olarak bastırılır.
Avukat kimliği resmi belge
niteliğindedir.
Mesleğe kabul edilen avukata
ruhsatname verilirken, baro
yönetim kurulu önünde
aşağıdaki şekilde
andiçtirilir:
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/8 md.) "Hukuka, ahlaka,
mesleğin onuruna ve
kurallarına uygun
davranacağıma namusum ve
vicdanım üzerine and
içerim."
Avukatın andiçtirildiği,
andın metnini de kapsayan
bir tutanağa bağlanır ve
ilgilinin dosyasında
saklanır..Tutanak baro
yönetim kurulu üyeleri ile
birlikte andiçen avukat
tarafından imzalanır.
Ret kararının bildirilmesi:
Madde 10 - Avukatlık
meslekine kabul edilmek için
baroya başvuran bir adayın
bu isteminin reddine veya
kovuşturma sonuna kadar
beklenmesine dair kararlar
kesinleşince, ilgili baro,
adayın adını diğer barolara
ve Türkiye Barolar Birliğine
bildirir. Bu halde, ret ve
bekleme sebepleri ortadan
kalkmadıkça, hiçbir baro o
kimseyi levhasına yazamaz.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Yasak Haller
Avukatlıkla birleşemeyen
işler:
Madde 11 - Aylık, ücret,
gündelik veya kesenek gibi
ödemeler karşılığında
görülen hiçbir hizmet ve
görev, sigorta
prodüktörlüğü, tacirlik ve
esnaflık veya meslekin onuru
ile bağdaşması mümkün
olmayan her türlü iş
avukatlıkla birleşemez.
Avukatlıkla birleşebilen
işler:
Madde 12 - (Değişik :
22.01.1986-3256/3 md.)
Aşağıda, sayılan işler 11
inci madde hükmü dışındadır:
a) Milletvekilliği, il genel
meclisi ve belediye meclisi
üyeliği,
b) (Değişik: 02/05/2001 -
4667/9.md.)* Hukuk alanında
profesör ve doçentlik,
c) Özel hukuk
tüzelkişilerinin hukuk
müşavirliği ve sürekli
avukatlığı ile bir avukat
yazıhanesinde ücret
karşılığında avukatlık,
d) Hakemlik, tasfiye
memurluğu, yargı
mercilerinin veya adli bir
dairenin verdiği herhangi
bir görev veya hizmet,
e) Kamu iktisadi
Teşebbüsleri Hakkında 233
sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamede başka iş veya
hizmetle uğraşmaları
yasaklanmamış bulunmak
şartıyla; bu Kanun Hükmünde
Kararnamenin kapsamına giren
İktisadi Devlet
Teşekkülleri, kamu iktisadi
kuruluşları ve bunların
müesseseleri, bağlı
ortaklıkları ve iştirakleri
ve iktisadi Devlet
Teşekkülleri ile Kamu
İktisadi kuruluşları dışında
kalıp sermayesi Devlete ve
diğer kamu tüzelkişilerine
ait bulunan kuruluşların
yönetim kurulu başkanlığı,
üyeliği, denetçiliği,
f) Anonim, limited,
kooperatif şirketlerin
ortaklığı, yönetim kurulu
başkanlığı, üyeliği ve
denetçiliği ve komandit
şirketlerde komanditer
ortaklık,
g) Gazete ve dergi sahipliği
veya bunların yayım
müdürlüğü. Milletvekilleri
hakkında, 3069 sayılı
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Üyeliği ile Bağdaşmayan
İşler Hakkında Kanun
hükümleri saklıdır.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/9.md.) 1(e) bendinde
gösterilenlerin, Hazinenin,
belediye ve özel idarelerin,
il ve belediyelerin yönetimi
ve denetimi altında bulunan
daire ve kurumların, köy
tüzel kişiliklerinin ve
kamunun hissedar olduğu
şirket ve kuruluşların
aleyhinde; il genel meclisi
ve belediye meclisi
üyelerinin de bağlı
bulundukları tüzel kişilerin
ve yüksek öğretimde görevli
profesör ve doçentlerin
yüksek öğretim kurum ve
kuruluşları aleyhindeki dava
ve işleri takip etmeleri
yasaktır.
Bu yasak, avukatların
ortaklarını ve yanlarında
çalıştırdıkları avukatları
da kapsar.
Bir kadroya bağlı olarak
aylık veya ücreti Devlet, il
veya belediye bütçelerinden
yahut Devlet, il veya
belediyelerin yönetimi ve
denetimi altındaki daire ve
müessese yahut şirketlerden
verilen müşavir ve
avukatlar, yalnız bu daire,
müessese ve şirketlere ait
işlerde avukatlık
yapabilirler.
Avukatın hakim veya savcı
ile hısımlık veya evlilik
münasebeti:
Madde 13 - Bir hakim veya
Cumhuriyet Savcısının eşi,
sebep veya nesep itibariyle
usul ve füruundan veya
ikinci dereceye kadar (Bu
derece dahil) hısımlarından
olan avukat, o hakim veya
Cumhuriyet Savcısının
baktığı dava ve işlerde
avukatlık edemez
Bazı görevlerden
ayrılanların avukatlık
edememe yasağı:
Madde 14 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/10 md.)
Emeklilik veya istifa gibi
sebeplerle görevlerinden
ayrılan adli, idari ve
askeri yargı hakim ve
savcılarının son beş yıl
içinde hizmet gördükleri
mahkeme veya dairelerin
yargı çevresinde, görevden
ayrılma tarihinden itibaren
iki yıl süre ile avukatlık
yapmaları yasaktır.
Yukarıdaki fıkra hükmü
Anayasa Mahkemesi üyeleri ve
Yüksek Mahkemeler hakimleri
hakkında da uygulanır.
(Değişik:22.01.1986-3256/4
md.) Devlet, belediye, il
özel idare ve Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Hakkında 233
Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin kapsamına giren
iktisadi Devlet Teşekkülleri
ile kamu iktisadi
kuruluşları ve bunların
müessese, bağlı ortaklık ve
iştiraklerinde çalışanlar,
buralardan ayrıldıkları
tarihten itibaren iki yıl
geçmeden ayrıldıkları idare
aleyhine dava alamaz ve
takipte bulunamazlar.
(Ek:01.04.1981-2442/1 md.)
Askeri Yargıtay Başkanı,
Başsavcısı, İkinci Başkanı,
Daire Başkanları ve Üyeleri,
Milli Savunma Bakanlığı
Askeri Adalet İşleri
Başkanı, Askeri Adalet
Teftiş Kurulu Başkanı,
Genelkurmay Adli Müşaviri,
sıkıyönetim adli müşavirleri
ve sıkıyönetim askeri
mahkemelerinde görevli hakim
ve savcılar ile
yardımcıları, başka
hizmetlere atanmış olsalar
bile anılan görevlerden
ayrıldıkları tarihten
itibaren üç yıl süre ile
sıkıyönetim askeri
mahkemelerinde avukatlık
yapamazlar.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Staj
Genel olarak:
Madde 15 - (Değişik :
30.01.1979-2178/4 md.)
Avukatlık stajı bir yıldır.
Stajın bu kısmında yer alan
hükümler uyarınca ilk altı
ayı mahkemelerde ve kalan
altı ayı da en az beş yıl
kıdemi olan (bu beş yıllık
kıdem hesabına Kanunun 4
üncü maddesinde yazılı
hizmette geçen süreler de
dahildir.) bir avukat
yanında yapılır.
Stajın hangi mahkeme ve
adalet dairelerinde, ne
surette yapılacağı
yönetmelikte gösterilir.
Aranacak şartlar:
Madde 16 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/11 md.)
3 üncü maddenin (a), (b) ve
(f) bentlerinde yazılı
koşulları taşıyanlardan,
stajyer olarak sürekli staj
yapmalarına engel işleri ve
5 inci maddede yazılı
engelleri bulunmayanlar,
staj yapacakları yer
barosuna bir dilekçe ile
başvururlar.
Dilekçeye eklenecek belgeler
:
Madde 17 - 16. madde
gereğince verilecek
dilekçeye, aşağıda
gösterilen belgeler eklenir.
1. Kanunun aradığı şartlara
ilişkin belgelerin asılları
ile onanmış ikişer örneği,
2. Adayın 3 üncü maddenin
(f) ve 5 inci maddenin (a)
bendlerinde yazılı halleri
bulunmadığını gösteren
bildiri kağıdı,
3. Yanında staj göreceği
avukatın yazılı muvafakati,
4. Adayın ahlak durumu
hakkında, o baroya yazılı
iki avukat tarafından
düzenlenmiş tanıtma kağıdı.
Bu belgelerin birer örneği
baro başkanı tarafından
onaylanarak Türkiye Barolar
Birliğine gönderilir. Diğer
örnek veya asılları barodaki
dosyasında saklanır. 22 nci
maddenin 2 ve 3 üncü
fıkralarında yazılı
hallerde, adayın yanında
staj göreceği avukatın
yazılı muvafakatine ait
belge aranmaz.
(Ek:22.01.1986-3256/5 md.)
Staj isteminde bulunan
tarafından verilen bildiri
kağıdının hilafı ortaya
çıktığı takdirde; aday
hakkında Türk Ceza Kanununun
528 inci maddesine göre ceza
tayin olunur.
İstemin ilanı:
Madde 18 - Adayın
istemi,yukarıdaki maddede
yazılı hususlarla birlikte,
istem tarihinden itibaren on
gün içinde baronun ve adalet
dairesinin uygun bir yerinde
onbeş gün süre ile asılarak
ilan olunur.
Her avukat veya stajyer
yahut diğer ilgililer, bu
süre içinde, adayın stajyer
listesine yazılmasına
itirazda bulunabilirler. Şu
kadar ki, itirazın
incelenebilmesi, açık delil
veya vakıaların gösterilmiş
olmasına bağlıdır.
Rapor:
Madde 19 - Baro başkanı,
istemin ilanından önce,
baroya bağlı avukatlardan
birini adayın gerekli
nitelikleri taşıyıp
taşımadığını ve avukatlıkla
birleşmeyen bir işle uğraşıp
uğraşmadığını araştırarak
bir rapor düzenlemek üzere
görevlendirir.
Görevlendirilen avukat,
raporu en geç onbeş gün
içinde baroya vermekle
yükümlüdür.
Karar:
Madde 20 - Baro yönetim
kurulu, itiraz süresinin
bitmesinden itibaren bir ay
içinde, 19 uncu maddede
yazılı raporu da göz önünde
tutarak, adayın stajyer
listesine yazılıp
yazılmaması hakkında
gerekçeli bir karar
verir..Karar ilgiliye tebliğ
edilmekle beraber, bir
örneği de incelenmek üzere
dosyası ile birlikte o yer
Cumhuriyet Savcılığına
verilir.
Bu karar aleyhine baro
yönetim kurulu üyeleri karar
tarihinden, o yer Cumhuriyet
savcısı kararın kendisine
verildiği, ilgili ise
kararın kendisine tebliğ
edildiği tarihten itibaren
onbeş gün içinde Türkiye
Barolar Birliğine itiraz
edebilirler.
Birinci fıkrada yazılı süre
içinde bir karar verilmemiş
olması halinde talep
reddedilmiş sayılır. Bu
takdirde, bir aylık sürenin
bitiminden itibaren onbeş
gün içinde aday Türkiye
Barolar Birliğine itiraz
edebilir.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/12 md.) Türkiye Barolar
Birliğinin itiraz üzerine
verdiği kararlar Adalet
Bakanlığına ulaştığı
tarihten itibaren iki ay
içinde bakanlıkça karar
verilmediği veya karar
onaylandığı takdirde
kesinleşir. Ancak Adalet
Bakanlığı uygun bulmadığı
kararları bir daha
görüşülmek üzere, gösterdiği
gerekçesiyle birlikte
Türkiye Barolar Birliğine
geri gönderir. Geri
gönderilen bu kararlar,
Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul
edildiği takdirde
onaylanmış, aksi halde
onaylanmamış sayılır; sonuç
Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet
Bakanlığına bildirilir.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/12 md.) Adalet
Bakanlığının yukarıdaki
fıkra uyarınca verdiği
kararlara karşı, Türkiye
Barolar Birliği, aday ve
ilgili baro; Adalet
Bakanlığının onaylamayıp
geri göndermesi üzerine
Türkiye Barolar Birliğinin
verdiği kararlara karşı ise,
Adalet Bakanlığı, aday ve
ilgili baro idari yargı
merciine başvurabilir.
Stajın başlangıcı :
Madde 21 - Avukatlık stajı
listeye yazılma ile başlar.
İtiraz yazılmayı durdurur.
Yanında staj yapılacak
avukat:
Madde 22 - Avukat yanında
staja başlayabilecekleri
Cumhuriyet savcılığınca
baroya bildirilenler,
evvelce dilekçelerinde
gösterdikleri ve
muvafakatini aldıkları
avukat yanında staja
başlarlar.
Baro başkanının isteği veya
ilgililerin başvurması
üzerine, baro yönetim
kurulu, stajın dilekçede
gösterilenden başka bir
avukat yanında yapılmasına
karar verebilir.
17 nci maddenin 3 üncü
bendinde yazılı belgeyi
almak imkanını bulamayan
adayların hangi avukat
yanında staj göreceğini baro
başkanı tayin eder.
Avukat, ikinci ve üçüncü
fıkralardaki hallerde
stajyeri kabul
zorunluluğundadır.
Stajın yapılması ve
stajyerin ödevleri:
Madde 23 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/13 md.)
Staj kesintisiz olarak
yapılır. Stajyerin haklı
nedenlere dayanarak devam
etmediği günler, engelin
kalkmasından sonraki bir ay
içinde başvurduğu takdirde,
mahkeme stajı sırasında,
Adalet Komisyonu, avukat
yanındaki staj sırasında ise
baro yönetim kurulu kararı
ile tamamlattırılır. Stajın
yapıldığı yere göre Adalet
Komisyonu Başkanı ve Baro
başkanı, haklı bir engelin
bulunması halinde yanında
staj yaptığı avukatın da
görüşünü alarak stajyere 30
günü aşmamak üzere izin
verebilir.
Stajyer, avukatla birlikte
duruşmalara girmek, avukatın
mahkemeler ve idari
makamlardaki işlerini yapmak
dava dosyaları ve
yazışmaları düzenlemek,
baroca düzenlenen eğitim
çalışmalarına katılmak, baro
yönetim kurulunca verilen ve
yönetmelikte gösterilecek
diğer ödevleri yerine
getirmekle yükümlüdür.
Stajyerler, meslek
kurallarına ve
yönetmeliklerde belirlenen
esaslara uymak
zorundadırlar.
Staj raporları:
Madde 24
-(Değişik:30.01.1979-2178/5
md.)
Staj, Adalet Komisyonunun,
baronun ve yanında çalışılan
avukatın gözetimi altında
yapılır.
Stajyer hakkında, yanında
staj gördüğü hakimler,
Cumhuriyet savcıları
tarafından staj durumu,
mesleki ilgisi ve ahlaki
durumunu belirten bir belge
verilir.
Yanında staj görülen avukat
tarafından, ilk üç ayın
bitiminde ve staj süresinin
sonunda da kesin olarak,
staj durumunu ve adayın
mesleki ilgisi ile ahlaki
durumunu da kapsayan bir
rapor verir.
Staj süresinin uzatılması:
Madde 25 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/14 md.)
Baro yönetim kurulu, stajyer
hakkında verilen raporları
değerlendirir, gerektiğinde
kurul üyelerinden birini
görevlendirmek suretiyle
yapılacak inceleme
sonuçlarını da göz önünde
tutarak staj bitim
belgesinin verilmesine veya
staj süresinin altı aya
kadar uzatılmasına karar
verebilir.
Yönetim kurulunun bu kararı
kesindir.
Stajyerlerin yapabileceği
işler
Madde 26 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/15 md.)
Stajyerler, avukat yanında
staja başladıktan sonra,
avukatın yazılı muvafakatı
ile ve onun gözetimi ve
sorumluluğu altında, sulh
hukuk mahkemeleri, sulh ceza
mahkemeleri ile icra tetkik
mercilerinde avukatın takip
ettiği dava ve işlerle
ilgili duruşmalara
girebilir, icra
müdürlüklerindeki işleri
yürütebilir.
Bu yetki, staj bitim
belgesinin verilmesi veya
staj listesinden silinme ile
sona erer.
Stajyerlere barolarca
yapılacak yardım:
Madde 27 -(Değişik:
02/05/2001 - 4667/16 md.)
Staj süresince stajyerlere
Türkiye Barolar Birliğince
kredi verilir.
Ödenecek kredinin kaynağı;
avukatların yetkili
mercilere sunduğu
vekaletnamelere avukatın
yapıştıracağı pul bedelleri
ile geri ödemeden gelen
paralar ve bunların
gelirleridir. Bu pullar,
Türkiye Barolar Birliğince
bastırılır.Yapıştırılacak
pulun değeri; 2/7/1964
tarihli 492 sayılı Harçlar
Kanununun Yargı Harçları
bölümünde yer alan
vekaletname örnekleri için
kullanılan harç tarifesi
kadardır.
Avukatlarca vekaletname
sunulan merciler, pul
yapıştırılmamış veya pulu
noksan olan vekaletname ve
örneklerini kabul edemez.
Gerektiğinde ilgiliye on
günlük süre verilerek bu
süre içinde pul
tamamlanmadıkça vekaletname
işleme konulamaz.
Kredi ödemelerinden arta
kalan miktar, meslektaşlara
destek ve meslekte gelişmeyi
sağlamakta kullanılır.
Bu kredinin ilke ve
koşulları, kimlere
verileceği, miktarı, geri
ödeme şekli, geri ödemeden
gelen paralar ile kredi
ödemelerinden sonra arta
kalan miktarın barolar ve
Türkiye Barolar Birliği
arasında dağıtım ve sarf
esasları ve diğer hususlar
Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulunca
hazırlanacak ve Adalet
Bakanlığınca onaylanacak
yönetmelikte gösterilir.
Pul bedelleriyle geri
ödemelerde gelen paralar ve
bunların gelirleri, kredi
ödemelerinde arta kalan
miktarın dağıtımı ve sarfı,
her yıl Adalet Bakanlığı
tarafından Ek 4 üncü
maddedeki esas ve usullere
göre denetlenir.
BEŞİNCİ KISIM
Sınav
Madde 28 -(Yeni düzenleme:
02/05/2001 - 4667/17 md.)
Avukatlık sınavı Türkiye
Barolar Birliğince, Öğrenci
Seçme ve Yerleştirme
Merkezine yaptırılır. Staj
bitim belgesi almamış
olanlar sınava kabul
edilmezler.
Sınava gireceklerin tespiti
Madde 29 -(Yeni düzenleme:
02/05/2001 - 4667/18 md.)
Sınava girecek olanlara,
stajyer listesinde yazılı
oldukları baro yönetim
kurulunca sınav başvurusu
belgesi verilir ve bunların
listesi Türkiye Barolar
Birliğine bildirilir.
Avukatlık sınavında altı
defa başarısızlığa uğrayan
stajyer, bir daha sınava
giremez.
Stajyer, haklı ve geçerli
bir mazereti olduğunun
Türkiye Barolar Birliğince
kabulü dışında, staj bitim
belgesinin verildiği
tarihten itibaren dört yıl
içinde sınava giriş
haklarının tamamını
kullanmak zorundadır.
Sınavın şekli ve konuları
Madde 30 - (Yeni düzenleme:
02/05/2001 - 4667/19 md.)
Avukatlık sınavının amacı;
stajyerin meslek kuralları
bilgisi ile hukuk ilkelerini
ve mevzuat hükümlerini
olaylara uygulayabilme
yeterliliğini
değerlendirmektir.
Sınav her yıl iki defa
yapılır. Sınvan tarihleri
bir yılın imkan nispetinde
iki eşit kısmına bölünmesi
suretiyle tespit edilir.
Sınav tarihlerinin tespiti
ve duyurulması, sınav
konuları, başarı puanı,
giderleri gibi konular
Türkiye Barolar Birliğince
çıkartılacak yönetmelikte
gösterilir.
Sınav Sonuçları
Madde 31- (Yeni düzenleme:
02/05/2001 - 4667/20 md.)
Sınav sonuçları Öğrenci
Seçme ve Yerleştirme Merkezi
tarafından Türkiye Barolar
Birliğine, ilgilinin
barosuna ve stajyerlere
bildirilir.
ALTINCI KISIM
Avukatın Hak ve Ödevleri
Genel olarak:
Madde 34 - (Yeni düzenleme:
02/05/2001 - 4667/21 md.)
Avukatlar, yüklendikleri
görevleri bu görevin
kutsallığına yakışır bir
şekilde özen, doğruluk ve
onur içinde yerine getirmek
ve avukatlık unvanının
gerektirdiği saygı ve güvene
uygun biçimde davranmak ve
Türkiye Barolar Birliğince
belirlenen meslek
kurallarına uymakla
yükümlüdürler.
Yalnız avukatların
yapabileceği işler:
Madde 35
-(Değişik:26.02.1970-1238/1
md.) Kanun işlerinde ve
hukuki meselelerde mütalaa
vermek, mahkeme, hakem veya
yargı yetkisini haiz bulunan
diğer organlar huzurunda
gerçek ve tüzel kişilere ait
hakları dava etmek ve
savunmak, adli işlemleri
takip etmek, bu işlere ait
bütün evrakı düzenlemek,
yalnız baroda yazılı
avukatlara aittir.
Baroda yazılı avukatlar
birinci fıkradakiler dışında
kalan resmi dairelerdeki
bütün işleri de takip
edebilirler.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/22 md.) Dava açmaya
yeteneği olan herkes kendi
davasına ait evrakı
düzenleyebilir, davasını
bizzat açabilir ve işini
takip edebilir. *Ancak,
29.6.1956 tarih ve 6762
sayılı Türk Ticaret
Kanununun 272 nci maddesinde
öngörülen esas sermaye
miktarının beş katı ve daha
fazla esas sermayesi bulunan
anonim şirketler ile üye
sayısı yüz veya daha fazla
olan yapı kooperatifleri
sözleşmeli bir avukat
bulundurmak zorundadır. Bu
fıkra hükmüne aykırı
davranan kuruluşlara
mahallin en büyük mülki
idare amiri tarafından
sözleşmeli avukat tayin
etmedikleri her ay için,
sanayi sektöründe çalışan
onaltı yaşından büyük
işçiler için suç tarihinde
yürürlükte bulunan, asgari
ücretin bir aylık brüt
tutarı kadar para cezası
verilir.verilen para
cezalarına dair kararlar
ilgililere Tebligat Kanunu
hükümlerine göre tebliğ
edilir.Bu cezalara karşı
tebliğ tarihinden itibaren
geç yedi gün içinde yetkili
sulh ceza mahkemesine itiraz
edilebilir.İtiraz üzerine
verilen kararlar kesindir.Bu
cezalar 21.7.1953 tarih ve
6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanuna göre tahsil
edilir ve Hazineye gelir
kaydedilir.
Hukuk ve Ceza Muhakemeleri
Usulleri kanunları ile diğer
kanun hükümleri saklıdır.
Uzlaşma sağlama (Ek madde:
02/05/2001 - 4667/23 md.)
Madde 35/A -Avukatlar dava
açılmadan veya dava açılmış
olup da henüz duruşma
başlamadan önce kendilerine
intikal eden iş ve
davalarda, tarafların kendi
iradeleriyle istem sonucu
elde edebilecekleri konulara
inhisar etmek kaydıyla,
müvekkilleriyle birlikte
karşı tarafı uzlaşmaya davet
edebilirler. Karşı taraf bu
davete icabet eder ve
uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma
konusunu, yerini, tarihini,
karşılıklı yerine
getirmeleri gereken
hususları içeren tutanak,
avukatlar ile müvekkilleri
tarafından birlikte imza
altına alınır. Bu tutanaklar
9/6/1932 tarihli ve 2004
sayılı İcra ve İflas
Kanununun 38 inci maddesi
anlamında ilam
niteliğindedir.
Sır saklama:
Madde 36 - Avukatların,
kendilerine tevdi edilen
veya gerek avukatlık görevi,
gerekse, Türkiye Barolar
Birliği ve barolar
organlarındaki görevleri
dolayısıyla öğrendikleri
hususları açığa vurmaları
yasaktır.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/24 md.) Avukatların
birinci fıkrada yazılı
hususlar hakkında tanıklık
edebilmeleri, iş sahibinin
muvafakatini almış
olmalarına bağlıdır. Ancak,
bu halde dahi avukat
tanıklık etmekten
çekinebilir. Çekinme
hakkının kullanılması hukuki
ve cezai sorumluluk
doğurmaz.
Yukarıdaki hükümler, Türkiye
Barolar Birliği ve baroların
memurları hakkında da
uygulanır.
İşin reddedildiğinin
bildirilmesi:
Madde 37 - Avukat, kendisine
teklif olunan işi sebep
göstermeden reddedebilir.
Reddin, iş sahibine
gecikmeden bildirilmesi
zorunludur.
İşi iki avukat tarafından
reddolunan kimse, kendisine
bir avukat tayinini baro
başkanından isteyebilir.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/25 md.) Tayin olunan
avukat, baro başkanı
tarafından belirlenen ücret
karşılığında işi takip etmek
zorundadır.
İşin reddi zorunluluğu:
Madde 38 - Avukat;
a) Kendisine yapılan teklifi
yolsuz veya haksız görür
yahut sonradan yolsuz veya
haksız olduğu kanısına
varırsa,
b) Aynı işte menfaati zıt
bir tarafa avukatlık etmiş
veya mütalaa vermiş olursa,
c) (Değişik: 02/05/2001 -
4667/26 md.) Evvelce hakim,
hakem, Cumhuriyet savcısı,
bilirkişi veya memur olarak
o işte görev yapmış olursa,
d) Kendisinin düzenlediği
bir senet veya sözleşmenin
hükümsüzlüğünü ileri sürmek
durumu ortaya çıkmışsa,
e) (İptal: Ana. Mah. nin
2/6/1977 tarihli ve E.
1977/43, K. 1977/84 sayılı
kararı ile)
f) Görmesi istenilen iş,
Türkiye Barolar Birliği
tarafından tespit edilen
mesleki dayanışma ve düzen
gereklerine uygun değilse,
Teklifi reddetmek
zorunluluğundadır.
Bu zorunluluk, avukatların
ortaklarını ve yanlarında
çalıştırdıkları avukatları
da kapsar.
(Üçüncü fıkra iptal:
Ana.Mah.nin 21/1/1971
tarihli ve E.1970/19,
K.1971/9 sayılı kararı ile)
(Son fıkra iptal: Ana. Mah.
nin 2/6/1977 tarihli ve E.
1977/43, K. 1977/84 sayılı
kararı ile)
Avukatın dosya saklaması ve
hapis hakkı:
Madde 39 - Avukat, kendisine
tevdi olunan evrakı,
vekaletin sona ermesinden
itibaren üç yıl süre ile
saklamakla yükümlüdür. Şu
kadar ki, evrakın geri
alınması müvekkile yazı ile
bildirilmiş olduğu hallerde
saklama yükümlülüğü,bildirme
tarihinden itibaren üç ayın
sonunda sona erer.
Avukat, ücreti ve yapmış
olduğu giderleri kendisine
ödenmedikçe, elinde bulunan
evrakı geri vermekle yükümlü
değildir.
Tazminat isteklerinde
zamanaşımı:
Madde 40 -(Değişik:
02/05/2001 - 4667/27 md.)
İş sahibi tarafından
sözleşmeye dayanılarak
avukata karşı ileri sürülen
tazminat istekleri, bu
hakkın doğumunun öğrenildiği
tarihten itibaren bir yıl ve
her halde zararı doğuran
olaydan itibaren beş yıl
geçmekle düşer.
Avukatın vekaletten
çekilmesi:
Madde 41 - Belli bir işi
takipten veya savunmadan
isteği ile çekilen avukatın
o işe ait vekalet görevi,
durumu müvekkiline
tebliğinden itibaren onbeş
gün süre ile devam eder.
Şu kadar ki, adli müzaharet
bürosu yahut baro başkanı
tarafından tayin edilen
avukat, kaçınılmaz bir sebep
veya haklı bir özürü
olmadıkça, görevi yerine
getirmekten çekinemez.
Kaçınılmaz sebebin veya
haklı özürün takdiri avukatı
tayin eden makama aittir.
Bir avukatın geçici olarak
görevlendirilmesi:
Madde 42 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/28 md.)
Bir avukatın ölümü veya
meslekten yahut işten
çıkarılması veya işten
yasaklanması yahut geçici
olarak iş yapamaz duruma
gelmesi hallerinde, baro
başkanı, ilgililerin yazılı
istemi üzerine veya iş
sahiplerinin yazılı
muvafakatini almak şartıyla,
işleri geçici olarak takip
etmek ve yürütmek için bir
avukatı görevlendirir ve
dosyaları kendisine devir ve
teslim eder. Ayrıca durumu
mahkemelere ve gerekli
göreceği yerlere bildirir.
Bu hükümler avukatlık
ortaklığı hakkında da
kıyasen uygulanır.
Yukarıdaki fıkrada yazılı
işlere ait kanuni süreler,
dosyaların devir ve
teslimine kadar işlemez. Şu
kadar ki, bu süre üç ayı
geçemez.
(Üçüncü fıkra yürürlükten
kaldırılmıştır: 02/05/2001 -
4667/28 md.)
Kendisine görev verilen
avukat haklı sebepler
göstererek bunu
reddedebilir.
Ret sebeplerinin yerinde
olup olmadığına baro yönetim
kurulu karar verir.
Vekalet görevi, temsil
edilen avukatın talimatına
bağlı olmaksızın, bu görevi
yapan avukatın sorumluluğu
altında yürür. Yapılan
işlerin ücretini, kendisine
vekalet olunan avukat öder.
Anlaşmazlık halinde ücretin
miktarı baro yönetim kurulu
tarafından belirtilir.
Büro edinme zorunluluğu:
Madde 43 - Her avukat,
levhaya yazıldığı tarihten
itibaren üç ay içinde baro
bölgesinde bir büro kurmak
zorundadır. Büronun
niteliklerini barolar
belirtir.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/29 md.) Bir avukatın
birden fazla bürosu olamaz.
Birlikte çalışan avukatlar
ayrı büro edinemezler.
Avukatlık Ortaklığı yurt
içinde şube
açamaz.Milletvekilleri,
milletvekilliği süresince
avukatlık yapamaz.
Bürosunu veya konutunu
değiştiren avukat
yenilerinin adreslerini bir
hafta içinde baroya
bildirmek zorundadır.
Madde 44 (Değişik:
02/05/2001 - 4667/30 md.)
Avukatların birlikte veya
avukatlık ortaklığı şeklinde
çalışmaları
Avukatlar, mesleki
çalışmalarını aynı büroda
birlikte veya avukatlık
ortaklığı şeklinde de
yürütebilirler.
A. Aynı büroda birlikte
çalışma
Birlikte çalışma, aynı
baroya kayıtlı birden çok
avukatın mesleki
çalışmalarını bir büroda
yürütmeleridir. Bu
birlikteliğin tüzel kişiliği
yoktur, yapılan iş ticari
sayılmaz.
Birlikte çalışan
avukatlardan biri ya da
birkaçının ad ve/veya
soyadının yanında (Avukatlık
Bürosu) ibaresinin
kullanılması zorunludur.
Karşılıklı hak ve
yükümlülükler, gelir ve
giderlerin paylaşılması,
büro yönetimi, birlikteliğin
sona ermesi birlikte
çalışanlarca belirlenir ve
yazılı olarak kayıtlı
oldukları baroya bildirilir.
B. Avukatlık ortaklığı
Avukatlık ortaklığı, aynı
baroya kayıtlı birden çok
avukatın bu Kanuna göre
mesleklerini yürütmek için
oluşturdukları tüzel
kişiliktir. Avukatlık
ortaklığının çalışması
meslek çalışması olup,
ticari sayılmaz ve
vergilendirme bakımından
şahıs şirketlerine ilişkin
hükümler uygulanır.
Avukatlık ortaklığının adı,
bir ya da birkaç ortağın ad
ve/veya soyadlarına
(Avukatlık Ortaklığı)
ibaresi eklenerek
belirlenir. Yabancı
sermayeyi teşvik mevzuatı
çerçevesinde Türkiye'de
faaliyet göstermek isteyen
yabancı avukatlık
ortaklıkları, bu kanuna ve
avukatlık ortaklığı
düzenlemesine uygun olarak
kurulmak koşuluyla, yalnızca
yabancı hukuklar ve
milletlerarası hukuk
konularında danışmanlık
hizmeti verebilirler. Bu
sınırlama yabancı avukatlık
ortaklığında çalışan Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı yada
yabancı avukatları da
kapsar. Bu nev'i avukatlık
ortaklıkları için ortakların
baroya kayıtlı olması şartı
aranmaz. Bu kuralın
uygulanması mütekabileyet
esasına bağlıdır.
Ana sözleşmesi tip ana
sözleşmeye uygun olarak
düzenlenen avukatlık
ortaklığı, kurucularının
kayıtlı bulunduğu baro
yönetim kurulu tarafından
Baro Avukatlık Ortaklığı
Siciline yazılmasıyla tüzel
kişilik kazanır. Yazılma
istemi, ancak kanuna ve tip
ana sözleşmeye aykırılık
gerekçesiyle reddedilebilir.
Bu konuda 8 inci madde
hükümleri kıyasen uygulanır.
Ana sözleşmenin bir örneği
Türkiye Barolar Birliği'ne
gönderilir.
a) Ortakların hak ve
borçları
1. Ortaklık payları ve
oranları serbestçe
belirlenir. Ortakların payı,
ancak ortaklara veya avukat
olan üçüncü kişilere
devredilebilir. Ortakların
pay devrinin sözleşme ile
yasaklanması veya ortakların
pay devrine onay
vermemeleri, mirasçının
avukat olmaması ya da
ortaklığı kabul etmemesi,
ortağın emeklilik veya
sağlık nedenleri ile
avukatlığı bırakması, baro
levhasından silinmesi,
meslekten çıkması veya
çıkarılması, ortaklıktaki
payına haciz konulması
halinde ortaklık payı gerçek
değeri üzerinden diğer
ortaklar tarafından payları
oranında alınır. Bu
işlemlerin üç ay içerisinde
sonuçlandırılmaması halinde,
yönetmelikteki tasfiye
hükümleri uygulanır.
2. Vekaletnameler ortaklık
adına düzenlenir. Ortaklık
iş veya davayı takip edecek
avukatlara yetki belgesi
verir.
3. Avukatlık ortaklığı,
amacın dışında hak ve mal
edinemez, üçüncü kişilerle
ortaklık kuramaz, tüzel
kişilerin paylarını alamaz.
Ortaklar; birden fazla
avukatlık ortaklığının
ortağı olamaz, ortaklığın
bürosu dışında büro edinemez
ve bağımsız olarak dava ve
iş takip edemezler.
4. Avukatlık ortaklığı;
ortaklarının ve çalışan
avukatların ortaklık ile
ilgili her türlü işlem,
eylem ve borçlarından dolayı
bunlarla birlikte müştereken
ve müteselsilen sınırsız
sorumludur. Ortakların ve
ortaklıkta çalışan
avukatların mesleki
görevlerinden dolayı
Avukatlık Kanunu ve Meslek
Kurallarına göre
sorumlulukları saklıdır.
Avukatlık ortaklıkları
hakkında da bu Kanundaki
disiplin işlem ve cezaları
uygulanır.
5. Defter ve kayıtların
tutulmasından ortaklığın
yönetim ve temsili ile
görevli ortak sorumludur.
Avukatlık ortaklığı; iş ve
dava defteri, pay defteri,
karar defteri, gelir-gider
defteri ve demirbaş defteri
tutmak zorundadır.
b) Uyuşmazlıkların çözümü
Avukatların birlikte
çalışmalarından veya
avukatlık ortaklığında;
ortakların kendi aralarında
ve ortaklıkla ilgili her
türlü uyuşmazlıklar ile
ortaklık pay devir ve
intikalinde bedele ilişkin
olarak üçüncü şahıslarla
aralarında çıkacak
anlaşmazlıklar, bu Kanunun
167. maddesinde tanımlanan
hakem kurulu tarafından, bu
Kanun ve yönetmelik
hükümlerine göre çözümlenir.
Avukatlık ortaklığı tip
anasözleşmesinde bulunması
gereken; ortakların kimlik
bilgileri, ortaklığın unvanı
ve adresi, ortaklık payları,
ortaklar arasındaki
ilişkiler, iş ve davalarla
ilgili iş bölümü, yönetici
ortakların yetkileri,
ortaklığın yönetim ve
temsili, ortaklar kurulu,
kurulun görev ve yetkileri,
gelir ve giderin
paylaşılması, denetim,
ortaklıktan çıkma,
çıkarılma, pay devri,
ortaklığın sona ermesi,
fesih, infisah ve tasfiye
gibi hususların esas, şekil
ve şartları Türkiye Barolar
Birliği Yönetim Kurulunca
hazırlanıp Adalet
Bakanlığınca onaylanarak
Resmi Gazete'de ilan edilen
yönetmelikte düzenlenir.
Avukat bürosunda
çalışabilecek kişiler:
Madde 45 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/31 md.)
Avukatlar ve avukatlık
ortaklıkları, bürolarında
yalnız avukatlık mesleği
için gerekli olan yardımcı
elemanları
çalıştırabilirler.
Hakimliğe ve avukatlığa
engel suçlardan biri ile
hükümlü olanlar veya
avukatlıktan yasaklananlarla
her ne şekilde olursa olsun
işbirliği edilemez veya bu
gibiler büroda
çalıştırılamaz.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/31 md.) Yukarıdaki
hükümlere aykırı hareket
eden avukat, ilk defasında
işten, tekrarında meslekten
çıkarma; avukatlık ortaklığı
ilk defasında işten çıkarma,
tekrarında ise avukatlık
ortaklığı sicilinden silinme
cezası ile cezalandırılır.
İşlerin stajyer veya
sekreterle takibi, dava
dosyalarının incelenmesi ve
dosyadan örnek alma:
Madde 46 -(Değişik:
02/05/2001 - 4667/32 md.)
Avukat, işlerini kendi
sorumluluğu altındaki
stajyeri veya yanında
çalışan sekreteri eliyle de
takip ettirebilir, fotokopi
veya benzeri yollarla örnek
aldırabilir. Avukatın
onanmasını istemediği
örnekler harca tabi
değildir.
Avukat veya stajyer,
vekaletname olmaksızın dava
ve takip dosyalarını
inceleyebilir. Bu inceleme
isteğinin ilgililerce yerine
getirilmesi zorunludur.
Vekaletname ibraz etmeyen
avukata dosyadaki kağıt veya
belgelerin örneği veya
fotokopisi verilmez.
Çekişmeli hakları edinme
yasağı:
Madde 47 - Avukat el koyduğu
işlere ait çekişmeli hakları
edinmekten veya bunların
edinilmesine aracılıktan
yasaklıdır. Bu yasak, işin
sona ermesinden itibaren bir
yıl sürer.
Birinci fıkra hükmü,
avukatın ortaklarını ve
yanında çalıştırdığı
avukatları da kapsar.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/33 md.) Ancak, 164 üncü
madde hükmü saklıdır.
Avukata çıkar karşılığında
iş getirme :
Madde 48 - Avukat veya iş
sahibi tarafından vadolunan
veya verilen bir ücret yahut
da herhangi bir çıkar
karşılığında avukata iş
getirmeye aracılık edenler
ve aracı kullanan avukatlar
altı aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile
cezalandırılır.
Bu eylemi yapanlar memur
iseler, verilecek hapis
cezası bir yıldan aşağı
olamaz.
Avukatların resmi kılığı:
Madde 49 - Avukatlar,
mahkemelere, Türkiye Barolar
Birliğinin belirteceği resmi
kılıkla çıkmak
zorundadırlar.
Baroya ve avukatlara
ayrılacak yer:
Madde 50 - Her adalet
dairesinde, bölgesinde
bulunduğu baro için, her
mahkeme salonunda ve icra
dairesinde ise avukatlar
için ihtiyaca yetecek
nitelikte yer ayrılması
zorunludur.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/34 md.) Ayrıca her
cezaevinde ve kolluk
biriminde mesleğin onuruna
ve önemine uygun bir görüşme
yeri ayrılır. Bu yerlerin
bakım ve onarımı ilgisine
göre Adalet ve İçişleri
Bakanlıklarınca yaptırılır.
Danışma yapılması uygun
olmayan yerler:
Madde 51 - Avukatlar, baroda
yazılı olan bürolarından
başka yerlerde, mahkeme
salonunda veya adalet
binasının başka bir yerinde
iş sahipleri ile hukuki
danışmada bulunmaktan ve iş
kabul etmekten
yasaklıdırlar.
Yukarıdaki fıkra hükmü,
avukatın özel olarak
çağrıldığı hallerde
uygulanmaz.
Dosya tutmak:
Madde 52 - Avukat, üzerine
aldığı her iş yahut yazılı
mütalaasına baş vurulan her
husus hakkında düzenli dosya
tutmak zorundadır.
Avukat, kendisi tarafından
yazılan veya taslağı yapılan
her belgeyi imzalamakla
yükümlüdür.
Görüşmelere ait tutanak :
Madde 53 - Avukat, iş için
yaptığı görüşmelerden
gerekli saydıklarını bir
tutanakla tespit eder.
Tutanağın altı, görüşmede
bulunanlar tarafından
imzalanır.
Sicil cüzdanları :
Madde 54 - Levhada yazılı
olan her avukatın bağlı
olduğu baroda, Türkiye
Barolar Birliğinden
gönderilen örneğe göre
düzenlenecek bir sicil
cüzdanı bulunur. Bu cüzdan
gizlidir; ancak sahibi veya
vekalet vereceği başka bir
avukat tarafından her zaman
görülebilir ve gerekli not
alınabilir.
Bir barodan diğerine nakil
halinde, cüzdan, nakledilen
baro başkanlığına
gönderilir.
Reklam yasağı:
Madde 55 - Avukatların iş
elde etmek için, reklam
sayılabilecek her türlü
teşebbüs ve harekette
bulunmaları ve özellikle
tabelalarında ve basılı
kağıtlarında avukat unvanı
ile akademik unvanlarından
başka sıfat kullanmaları
yasaktır.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/35 md.) Bu yasak, ortak
avukat bürosu ve avukatlık
ortaklığı hakkında da
uygulanır.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/35 md.) Yukarıdaki
yasaklara ilişkin esaslar
Türkiye Barolar Birliği'nce
düzenlenecek yönetmelikle
belirlenir.
Örnek çıkarabilme ve
tebligat yapabilme hakkı:
Madde 56 - Usulüne uygun
olarak düzenlenen ve avukata
verilmiş olan vekaletname 52
nci maddede yazılı dosyada
saklanır. Avukat, bu
vekaletnamenin örneğini
çıkarıp aslına uygunluğunu
imzası ile onaylayarak
kullanabilir. Avukatın
çıkardığı vekaletname
örnekleri bütün yargı
mercileri, resmi daire ve
kurumlar ile gerçek ve tüzel
kişiler için resmi örnek
hükmündedir.
Asıllarının verilmesi
kanunda açıkça gösterilmeyen
hallerde avukatlar, takip
ettikleri işlerde, aslı
kendilerinde bulunan her
türlü kağıt ve belgelerin
örneklerini kendileri
onaylayarak yargı mercileri
ile diğer adalet dairelerine
verebilirler.
Aslı olmayan vekaletname
veya diğer kağıt ve
belgelerin örneğini
onaylayan yahut aslına
aykırı örnek veren avukat üç
yıldan altı yıla kadar ağır
hapis cezası ile
cezalandırılır.
Avukatlar, vekalet aldıkları
işlerde, ilgili yargı mercii
aracılığı ile ve bu yargı
merciinin tebliğat konusunda
bir kararı olmaksızın, diğer
tarafa adli kağıt ve belge
tebliğ edebilirler. Tebliğ
edilen kağıt ve belgelerin
birer nüshası, gerekli harç,
vergi ve resim ödenmek
şartıyla, ilgili yargı
merciinin dosyasına konur.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/36 md.) Avukatlar veya
avukatlık ortaklığı
başkasını tevkil etme
yetkisini haiz oldukları
bütün vekaletnamelerini
kapsayacak şekilde bir başka
avukata veya avukatlık
ortaklığına vekaletname
yerine geçen yetki belgesi
verebilir. Bu yetki belgesi
vekaletname hükmündedir.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/36 md.) Vekaletnameler
Türkiye için tek tip olup,
vekaletnamenin biçim ve
içeriği Türkiye Barolar
Birliği ile Türkiye Noterler
Birliği tarafından
hazırlanır.
Avukata karşı işlenen
suçlar:
Madde 57 - Görev Sırasında
veya yaptığı görevden dolayı
avukata karşı işlenen suçlar
hakkında, bu suçların
hakimlere karşı işlenmesine
ilişkin hükümler uygulanır.
Soruşturmaya yetkili
Cumhuriyet Savcısı:
Madde 58 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/37 md.)
Avukatların avukatlık veya
Türkiye Barolar Birliği ya
da baroların organlarındaki
görevlerinden doğan veya
görev sırasında işledikleri
suçlardan dolayı haklarında
soruşturma, Adalet
Bakanlığının vereceği izin
üzerine, suçun işlendiği yer
Cumhuriyet savcısı
tarafından yapılır. Avukat
yazıhaneleri ve konutları
ancak mahkeme kararı ile ve
kararda belirtilen olayla
ilgili olarak Cumhuriyet
savcısı denetiminde ve baro
temsilcisinin katılım ile
aranabilir. Ağır cezayı
gerektiren suçüstü halleri
dışında avukatın üzeri
aranamaz.
Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu ile Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanununun duruşmanın
inzibatına ilişkin hükümleri
saklıdır. Şu kadar ki, bu
hükümlere göre avukatlar
tutuklanamayacağı gibi
haklarında hafif hapis veya
hafif para cezası da
verilemez.
Kovuşturma izni, son
soruşturmanın açılması
kararı ve duruşmanın
yapılacağı mahkeme :
Madde 59- 58 inci maddeye
göre yapılan soruşturmaya
ait dosya Adalet Bakanlığı
Ceza İşleri Genel
Müdürlüğüne tevdi olunur.
İnceleme sonunda kovuşturma
yapılması gerekli görüldüğü
takdirde dosya, suçun
işlendiği yer ağır ceza
mahkemesine en yakın bulunan
ağır ceza mahkemesi
Cumhuriyet Savcılığına
gönderilir.
Cumhuriyet Savcısı beş gün
içinde, iddianamesini
düzenleyerek dosyayı son
soruşturmanın açılmasına
veya açılmasına yer
olmadığına karar verilmek
üzere ağır ceza mahkemesine
verir.
İddianamenin bir örneği,
Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununun hükümleri
uyarınca, hakkında
kovuşturma yapılan avukata
tebliğ olunur. Bu tebliğ
üzerine avukat, kanunda
yazılı süre içinde bazı
delillerin toplanmasını
ister veya kabule değer bir
istemde bulunursa nazara
alınır, gerekirse soruşturma
başkan tarafından
derinleştirilir.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/38 md.) Haklarında son
soruşturmanın açılmasına
karar verilen avukatların
duruşmaları, suçun işlendiği
yer ağır ceza mahkemesinde
yapılır. Durum avukatın
kayıtlı olduğu baroya
bildirilir.
İtiraz hakkı:
Madde 60 - 59 uncu maddede
yazılı mahkemelerin
tutuklama veya salıverilmeye
yahut son soruşturmanın
açılmasına yer olmadığına
dair kararlarına karşı
Cumhuriyet Savcısı veya
sanık tarafından genel
hükümler uyarınca itiraz
olunabilir.
Bu itiraz, suçun işlendiği
yer ağır ceza mahkemesi
hariç olmak üzere, itiraz
edilen kararı veren
mahkemeye en yakın ağır ceza
mahkemesinde incelenir.
Ağır cezayı gerektiren
suçüstü hali :
Madde 61 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/39 md.)
Ağır cezayı gerektiren
suçüstü halinde hazırlık
soruşturması, bizzat
Cumhuriyet savcısı
tarafından genel hükümlere
göre yapılır.
Görevi savsaklama ve kötüye
kullanma:
Madde 62 - Türk Ceza
Kanununun 294 ve 295 inci
maddelerinde yazılı
hallerden başka (Her ne
şekilde olursa olsun) bu
kanun ve diğer kanunlar
gereğince avukat sıfatı ile
veya Türkiye Barolar
Birliğinin yahut baroların
organlarında görevli olarak
kendisine verilmiş bulunan
görev ve yetkiyi ihmal veya
kötüye kullanan avukat Türk
Ceza Kanunun 230 ve 240 ıncı
maddeleri gereğince
cezalandırılır.
Avukatlık yetkilerinin
başkaları tarafından
kullanılmaması:
Madde 63 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/40 md.)
Baro levhasında yazılı
bulunmayanlar ve işten
yasaklanmış olan avukatlar,
şahıslarına ait olmayan dava
evrakını düzenleyemez, icra
işlemlerini takip edemez ve
avukatlara ait diğer
yetkileri kullanamazlar.
Baro levhasında yazılı
bulunmayanlar avukatlık
unvanını da taşıyamazlar. Şu
kadar ki, baro levhasındaki
kaydı 20 yılı dolanlardan,
bürosunu kapatarak vergi
kaydını sildiren avukatlar
durumları hakkında bilgi
vermek ve baroya karşı görev
ve yükümlülüklerini yerine
getirmek koşuluyla sadece
avukat ünvanını
kullanabilirler.
(Değişik:22.01.1986-3256/7
md.) Birinci fıkra hükmüne
aykırı eylemde bulunanlar
yüzbin liradan birmilyon
liraya kadar ağır para
cezasına ve altı aydan bir
yıla kadar hapis cezasına
mahkum edilirler.
(Değişik:22.01.1986-3256/7
md.) Avukatlık yapmak
yetkisini taşımadıkları
halde muvazaalı yoldan
alacak devralarak ve
kanunların tanıdığı başka
hakları kötüye kullanarak
avukatlara ait yetkileri
kullananlar bir yıldan üç
yıla kadar hapis ve beş
yüzbin liradan beşmilyon
liraya kadar ağır para
cezasıyla cezalandırılırlar.
Mahkemeler, icra ve iflas
daireleri ve barolar, bu
maddenin kapsamına giren bir
olayı öğrenince Cumhuriyet
Savcılığına bildirmek
zorundadırlar. Yapılacak
kovuşturma sonucu Cumhuriyet
Savcısı tarafından baroya
bildirilir.
Baro yönetim kuruluna karşı
özel görevler :
Madde 64 - Denetleme ve
şikayetle ilgili meselelerde
avukat, bu kanunda
gösterilen meslek sırrını
saklama yükümlülüğüne aykırı
düşmedikçe, baro başkanına
veya yönetim kuruluna yahut
bunlar tarafından
görevlendirilen üyelerden
birine bilgi vermek ve istek
üzerine dosyaları göndermek,
dinlenmek üzere çağırıldığı
hallerde baro başkanı,
yönetim kurulu veya bu kurul
üyelerinden birinin davetine
uymak zorundadır.
(Değişik:22.01.1986-3256/8
md.) Birinci fıkrada yazılı
zorunluluğa uymayan avukat
hakkında, baro yönetim
kurulu, onbin liradan yüzbin
liraya kadar para cezası
verebilir. Bu ceza her davet
ve isteğe uymama halinde
yeniden verilebilir.
Ancak, gönderilen yazıda,
davet ve isteğe uymama
halinde para cezası
verileceğinin belirtilmiş
olması şarttır.
Bu para cezasına karşı,
tebliğinden itibaren onbeş
gün içinde, baro disiplin
kuruluna itiraz olunabilir.
Baro disiplin kurulunun
kararı kesindir.
Yukarıdaki fıkralar
gereğince hükmedilen para
cezaları, bu kanunun
disiplin cezalarına ilişkin
hükümlerine göre tahsil
edilir ve baroya irat
yazılır.
Baro keseneğini ödememekte
direnme:
Madde 65 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/41 md.)
Genel kurulca belirlenen
yıllık kesenek her yılın
Ocak ve Temmuz aylarında iki
eşit taksitte ödenir. Süresi
içinde ödenmeyen yıllık
keseneğe aylık yüzde beş
gecikme zammı uygulanır.
Yıllık kesenek borcu
ödenmedikçe avukat baro
genel kuruluna katılamaz,
seçme ve seçilme haklarını
kullanamaz.
Yıllık keseneği, tebligata
rağmen, kabule değer bir
sebep olmasızın ödememekte
direnen avukatların ve
avukatlık ortaklıklarının
adları, yönetim kurulu
kararıyla borçlarını gecikme
zammıyla ödeyinceye kadar
levha ve sicilden silinir ve
durum ilgili yerlere
bildirilir. Bu durumda olan
avukat ve avukatlık
ortaklıklarının borçları
yasal yollardan alınır.
YEDİNCİ KISIM
Baro Levhası ve Avukatlar
Listesi
Levhaya yazılma yükümlülüğü:
Madde 66 - Her avukat,
bölgesi içinde sürekli
olarak avukatlık edeceği
yerin baro levhasına
yazılmakla, yükümlüdür.
Bir baro levhasına yazılmış
olan avukat, sürekli olmamak
şartıyla, memleketin her
yerinde avukatlık yapmaya
yetkilidir.
Avukatlığın sürekli olarak
başka bölgede yapılması:
Madde 67 - Bir avukat,
levhasında yazılı bulunduğu
baro bölgesi dışında sürekli
olarak avukatlık eder veya
disiplin cezası gerektiren
bir eylemde bulunursa, o yer
barosu yönetim kurulu
tarafından bu konuda
düzenlenecek tutanak,
gereken işlem yapılmak
üzere, avukatın levhasında
yazılı olduğu baroya
gönderilir.
Başka baroya nakil:
Madde 68 - Bir barodan diğer
baroya nakil hakkındaki
istekler, levhasına yazılmak
istenen baro yönetim
kuruluna yazı ile yapılır.
Nakil dilekçelerine hangi
belgelerin ekleneceği ve
nakilde ne gibi usullerin
uygulanacağı yönetmelikte
gösterilir.
Nakille ilgili inceleme ve
istemin kabulü :
Madde 69 - Nakil isteği ile
baş vurulan baronun yönetim
kurulu, istekte bulunan
avukat hakkında gerekli
gördüğü her türlü inceleme
ve işlemleri yapar ve
özellikle avukatın disiplin
kovuşturması altında olup
olmadığını, ödenecek borcu
bulunup bulunmadığını
levhasına yazılı olduğu
barodan sorar. Disiplin
kovuşturmasının
sonuçlanmasından veya
avukatın baroya borçlarını
ödemesinden evvel hiçbir
işlem yapılamaz.
Nakil isteminin kabulü
halinde verilecek karar,
nakledilen baro
yönetimkurulu tarafından
Türkiye Barolar Birliğine ve
avukatın ayrıldığı baroya
derhal bildirilir.
Nakil isteminin reddi:
Madde 70 - Nakil isteminin,
levhasına yazılmak için
başvurulan baroca reddi
halinde, nakil isteğinde
bulunan avukat, bu kararın
kendisine tebliğinden
itibaren onbeş gün içinde
Türkiye Barolar Birliğine
itiraz edebilir.
Baro yönetim kurulu, nakil
isteminin baroya varışı
tarihinden itibaren bir ay
içinde bir karar vermezse
istem reddedilmiş sayılır.
Bu halde bir aylık sürenin
bitiminden itibaren onbeş
gün içinde ilgili, Türkiye
Barolar Birliğine itiraz
edebilir.
Türkiye Barolar Birliğinin
itiraz üzerine vereceği
kararlar kesin olup bu
kararlara karşı ilgili
tarafından İdari Yargı
Merciine başvurulabilir.
Türkiye Barolar Birliği
itiraz dilekçesinin varışı
tarihinden itibaren üç ay
içinde bir karar vermezse
itiraz reddedilmiş sayılır.
Türkiye Barolar Birliği
itirazın kabulü hakkındaki
kararını, avukatın
naklettiği ve ayrıldığı
barolara derhal bildirir.
Levhadan ve avukatlık
ortaklığı sicilinden silme
Madde 71 - (Değişik:
02/05/2001 - 4667/42 md.)
Levhadan silme ve avukatlık
ortaklığı sicilinden silme
kararını avukatın veya
avukatlık ortaklığının
kayıtlı olduğu baronun
yönetim kurulu verir.
Bu karardan önce avukatın
yazılı cevabı istenmekle
birlikte kendisinin
dinlenmesi veya dinlenmek
üzere yapılan çağrıya süresi
içinde uymamış olması
şarttır. Avukatlık ortaklığı
hakkında da karar verilmesi
için ortaklık tarafından
görevlendirilecek bir
ortağın dinlenmesi veya
yapılan çağrıya uyulmamış
olması gereklidir.
Levhadan ve avukatlık
ortaklığı sicilinden silme
kararı gerekçeli olarak
verilir. Bu karara karşı
avukat veya avukatlık
ortaklığı tebliğ tarihinden
itibaren onbeş gün içinde
Türkiye Barolar Birliğine
itiraz edebilir. Türkiye
Barolar Birliğinin itiraz
üzerine verdiği kararlar
Adalet Bakanlığına ulaştığı
tarihten itibaren iki ay
içinde bakanlıkça karar
verilmediği veya karar
onaylandığı takdirde
kesinleşir. Ancak Adalet
Bakanlığı uygun bulmadığı
kararları bir daha
görüşülmek üzere, gösterdiği
gerekçesiyle birlikte
Türkiye Barolar Birliğine
geri gönderir. Geri
gönderilen bu kararlar,
Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul
edildiği takdirde
onaylanmış, aksi halde
onaylanmamış sayılır; sonuç
Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet
Bakanlığına bildirilir. 8
inci maddenin altıncı ve
yedinci fıkraları hükümleri
burada da kıyasen uygulanır.
Levhadan ve avukatlık
ortaklığı sicilinden silme
kararı kesinleşinceye kadar
ilgili avukat veya avukatlık
ortaklığı avukatlık
faaliyetini devam ettirme
hakkına sahiptir. Şu kadar
ki; levhadan silme ve
avukatlık ortaklığı
sicilinden silme kararı
kesinleşinceye kadar
avukatın veya avukatlık
ortaklığının görevini
sürdürmesinde sakınca
görülmesi halinde baro
yönetim kurulunun istemi ile
baro disiplin kurulu avukatı
veya avukatlık ortaklığını
geçici olarak işten
yasaklayabilir.
Levhadan silinmeyi
gerektiren haller :
Madde 72 - Aşağıdaki
hallerde avukatın adı
levhadan silinir:
a) Avukatlığa kabul için bu
kanunun aradığı şartların
sonradan kaybedilmiş olması,
b) Ruhsatnamenin verildiği
tarihte onun verilmemesini
gerekli kılan sebeplerin
varlığının sonradan tespit
edilmiş bulunması,
c) (Değişik: 02/05/2001 -
4667/43 md.) Üç ay içinde
baro bölgesinde bir büro
açılmamış olması veya
büronun kapatılmış yahut
baro bölgesi dışına
nakledilmiş bulunması,
uyarıya rağmen kayıtlı
olduğu baro dışında sürekli
olarak avukatlık yapan
avukatın çalışmasını
sürdürdüğü baroya kaydını
yaptırmaması,
d)
(Değişik:22.01.1986-3256/9
md.) (Değişik: 02/05/2001 -
4667/43 md.) Baro ve Türkiye
Barolar Birliği yıllık
keseneklerinin veya staj
kredilerinin tebligata
rağmen geri ödenmemesi,
e) Avukatın, meslekten
isteği ile ayrılmış olması,
f) Topluluk sigortası
primlerinin topluluk
sözleşmesinde gösterilen
zamanlarda ödenmemesi,
g) (Ek:22.01.1986-3256/9
md.) 10 uncu maddedeki
engele rağmen levhaya
yazılmış olması.
(Ek
fıkralar:22.01.1986-3256/9
md.) Şu kadar ki, staj
sırasında mesleğin onuru ile
bağdaşması mümkün olmayan
işler müstesna olmak üzere,
11 inci maddede sayılan
işlerden biri ile uğraştığı,
ruhsatnamenin verildiği
tarihten itibaren 5 yıl
geçtikten sonra anlaşılan
avukat, staj süresi içinde
elde ettiği ödemelerin veya
gelirlerin tutarının üç
katını Baroya ödediği
takdirde levhaya yeniden
yazılır.
Baroya bildirilen büro terk
edilmiş ve yenisi
bildirilmemiş ise, 71 inci
maddeye göre avukatın
dinlenmek üzere
çağırılmasından
vazgeçilebilir.
Levhaya yeniden yazılma
hakkı:
Madde 73 - 72 nci maddeye
göre levhadan silinmeyi
gerektiren hallerin sona
erdiğini ispat eden avukat,
levhaya yeniden yazılmak
hakkını kazanır. Şu kadar
ki, baro yönetim kurulu,
gerekli gördüğü hallerde,
sebeplerini de açıklamak
suretiyle, levhaya yeniden
yazılma talebinde bulunanı,
ilk yazılmaya esas olan
şartların hepsinin veya bir
kısmının varlığını ispatla
zorunlu tutabilir.
Ruhsatname verilmesi hükmü
ayrık olmak üzere, bu
kanunun 7, 8 ve 9 uncu
maddeleri levhaya yeniden
yazılma istemlerinde de
kıyas yolu ile uygulanır.
Levhaya yeniden yazılmasına
evvelce dahil olduğu baro
tarafından karar verilen
avukattan yeniden giriş
keseneği alınmaz.
Bir daha yazılmamak üzere
levhadan silinme:
Madde 74 - Cezai veya
disipline ilişkin bir karar
sonunda meslekten
çıkarılanlarla 5 inci
maddenin (a) bendinde yazılı
suçlardan kesin olarak hüküm
giyenlerin ruhsatnamesi baro
yönetim kurulunca geri
alınarak iptal ve adları bir
daha yazılmamak üzere
levhadan silinir.
Bu işlerin uygulanması,
kararın kesinleşmiş olmasına
bağlıdır.
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/44 md.) Baro yönetim
kurullarının bu maddeye
dayanarak verdiği karara
karşı avukat, kararın
kendisine tebliği tarihinden
itibaren onbeş gün içinde
Türkiye Barolar Birliğine
itiraz edebilir. Türkiye
Barolar Birliğinin itiraz
üzerine verdiği kararlar
Adalet Bakanlığına ulaştığı
tarihten itibaren iki ay
içinde bakanlıkça karar
verilmediği veya karar
onaylandığı takdirde
kesinleşir. Ancak Adalet
Bakanlığı uygun bulmadığı
kararları bir daha
görüşülmek üzere, gösterdiği
gerekçesiyle birlikte
Türkiye Barolar Birliğine
geri gönderir. Geri
gönderilen bu kararlar,
Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul
edildiği takdirde
onaylanmış, aksi halde
onaylanmamış sayılır; sonuç
Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet
Bakanlığına bildirilir. 8
inci maddenin altıncı ve
yedinci fıkra hükümleri
burada da kıyasen uygulanır.
Avukatlar listesi:
Madde 75 -(Değişik birinci
fıkra :22.01.1986-3256/10
md.)
(Değişik: 02/05/2001 -
4667/45 md.) Baro yönetim
kurulu üç yılda bir bölgesi
içinde bulunan ve baro
levhasında yazılı olan bütün
avukatların bir listesini
son yılın 31 Aralık tarihine
kadar düzenler. Listeye her
avukatın alfabe sırasıyla
adı, soyadı, büro ve konut
adresi yazılır. Birlikte
çalışan avukatların büroları
ve avukatlık ortaklıkları
listede ayrıca belirtilir.
Levhadaki değişiklikler her
yıl sonunda düzenlenecek ek
listede gösterilir.
Bu listenin düzenlenme şekli
Türkiye Barolar Birliğince
tespit edilir. Listenin
düzenlenmesinden sonra baro
levhasına yazılanlara yeni
listenin düzenlenmesine
kadar kullanılacak geçici
bir belge verilir.
Listeden Anayasa
Mahkemesine, Yüksek
Mahkemelere, Adalet
Bakanlığına, Türkiye Barolar
Birliğine, diğer barolara,
baronun bölgesi içinde
bulunan mahkemelerle
Cumhuriyet Savcılıklarına,
en büyük idare amirine,
diğer yargı mercilerine,
noterlere ve icra ve iflas
dairelerine yeteri kadar
gönderilir.
YEDİNCİ KISIM
Baro Levhası ve Avukatlar
Listesi
Levhaya yazılma yükümlülüğü:
Madde 66 - Her avukat,
bölgesi içinde sürekli
olarak avukatlık edeceği
yerin baro levhasına
yazılmakla, yükümlüdür.
Bir baro levhasına yazılmış
olan avukat, sürekli olmamak
şartiyle, memleketin her
yerinde avukatlık yapmaya
yetkilidir.
Avukatlığın sürekli olarak
başka bölgede yapılması:
Madde 67 - Bir avukat,
levhasında yazılı bulunduğu
baro bölgesi dışında sürekli
olarak avukatlık eder veya
disiplin cezası gerektiren
bir eylemde bulunursa, o yer
barosu yönetim kurulu
tarafından bu konuda
düzenlenecek tutanak,
gereken işlem yapılmak
üzere, avukatın levhasında
yazılı olduğu baroya
gönderilir.
Başka baroya nakil:
Madde 68 - Bir barodan diğer
baroya nakil hakkındaki
istekler, levhasına yazılmak
istenen baro yönetim
kuruluna yazı ile yapılır.
Nakil dilekçelerine hangi
belgelerin ekleneceği ve
nakilde ne gibi usullerin
uygulanacağı yönetmelikte
gösterilir.
Nakille ilgili inceleme ve
istemin kabulü :
Madde 69 - Nakil isteği ile
baş vurulan baronun yönetim
kurulu, istekte bulunan
avukat hakkında gerekli
gördüğü her türlü inceleme
ve işlemleri yapar ve
özellikle avukatın disiplin
kovuşturması altında olup
olmadığını, ödenecek borcu
bulunup bulunmadığını
levhasına yazılı olduğu
barodan sorar. Disiplin
kovuşturmasının
sonuçlanmasından veya
avukatın baroya borçlarını
ödemesinden evvel hiçbir
işlem yapılamaz.
Nakil isteminin kabulü
halinde verilecek karar,
nakledilen baro
yönetimkurulu tarafından
Türkiye Barolar Birliğine ve
avukatın ayrıldığı baroya
derhal bildirilir.
Madde 70 - Nakil isteminin,
levhasına yazılmak için
başvurulan baroca reddi
halinde, nakil isteğinde
bulunan avukat, bu kararın
kendisine tebliğinden
itibaren onbeş gün içinde
Türkiye Barolar Birliğine
itiraz edebilir.
Baro yönetim kurulu, nakil
isteminin baroya varışı
tarihinden itibaren bir ay
içinde bir karar vermezse
istem reddedilmiş sayılır.
Bu halde bir aylık sürenin
bitiminden itibaren onbeş
gün içinde ilgili, Türkiye
Barolar Birliğine itiraz
edebilir.
Türkiye Barolar Birliğinin
itiraz üzerine vereceği
kararlar kesin olup bu
kararlara karşı ilgili
tarafından İdari Yargı
Merciine başvurulabilir.
Türkiye Barolar Birliği
itiraz dilekçesinin varışı
tarihinden itibaren üç ay
içinde bir karar vermezse
itiraz reddedilmiş sayılır.
|