|
Mesleğin düzen ve geleneklerini korumak, yasaların avukatlara
tanıdığı hakların gerçekleşmesi ve yüklediği görevleri tam ve şerefli bir şekilde
yerine getirmek amacıyla “meslek kuralları” oluşturulmuştur.
Meslek Kurallarının bir kısmı Avukatlık Yasasında vardır.
Bir bölüm meslek kuralları ise Türkiye Barolar Birliğince hazırlanmış ve 8-9 Ocak
1971 tarihinde Adana’da yapılan IV. Olağan Genel Kurul toplantısında kabul edilmiştir.
50 maddeden ibaret meslek kuralları, TBB Bülteninin 26 Ocak
1971 tarihli 5. sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 20 ve 27. maddeler,
daha sonraki yıllarda değişikliğe uğrayarak bugünkü şeklini almıştır.
Avukatlık Yasasının 134. maddesi, meslek düzen ve geleneklerine
uymayanlar hakkında disiplin cezaları uygulanmasını öngörmektedir. Avukatlık Yasası
Yönetmeliğinin 81. maddesinde de aynı nitelikte bir hüküm bulunmaktadır.
Avukatlık Yasasının 135. maddesinde disiplin cezaları:
Uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma, meslekten çıkarma
olarak sayılmıştır. Demek oluyor ki meslek düzen ve geleneklerine (yani meslek kurallarına)
uymama hali, yukarıda sıralanan disiplin cezalarının verilmesine neden olabilecektir.
Bu nedenle, avukatlık mesleğini yapanların, Avukatlık yasa ve yönetmeliklerinin
yanı sıra, meslek kurallarını da bilmeleri gerekmektedir.
Avukatların, meslek kurallarına uygun davranmalarını sağlama
görevi Barolara verilmiştir (Av. Y. M.95/1).
Halen Yürürlükte olan Meslek Kuralları aşağıda verilmiştir:
l- GENEL KURALLAR
Türk avukatları Baroların ve Türkiye Barolar Birliğinin
bağımsızlığı gereğine inanmışlar ve bu konuda kendilerine gerek kişi, gerek kuruluş
olarak düşen görevleri başarma kararına varmışlardır.
Mesleki çalışmasında avukat bağımsızlığını korur; bu bağımsızlığını
zedeleyecek iş kabulünden kaçınır.
Avukat mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini
sağlayacak biçimde ve tam bir sadakatle yürütür.
Avukat mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve
davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat özel yaşantısında da buna özen göstermekle
yükümlüdür.
Avukat yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve
nesnel bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında hukukla ve yasalarla ilgisiz
açıklamalardan kaçınmalıdır.
Avukat iddia ve savunmasının hukuki yönü ile ilgilidir.
Taraflar arasında anlaşmazlığın doğurduğu düşmanlıkların dışında kalmalıdır.
Avukat salt ün kazandırmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan
titizlikle kaçınmalıdır.
Avukat, yalnız adres değişikliğini reklam niteliğini taşımayacak
biçimde ilan yoluyla duyurabilir.
Avukatın başlıklı kağıtları, kartvizitleri, büro levhaları
reklam niteliğini taşıyabilecek aşırılıkta olamaz.
Avukat telefon rehberinde meslekler kısmında adres yazdırabilir.
Bunun dışında farklı büyüklükteki harflere ya da ilan niteliğinde yazılara yer verdiremez.
Ortak büro avukatları, büronun reklam aracı olmamasına,
hukuk bürosu niteliğinin yitirilmemesine dikkat ederler.
Avukat kendisine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan
çekinir.
Avukat, yasal olarak bulunduğu başkaca mevkii ve olanakların
mesleki çalışmalarına etkili olmamasına dikkat eder. Avukat mesleki çalışması dışında
kişisel anlaşmazlıklarda avukatlık sıfatının özelliklerinden yararlanamaz.
Avukat, aynı dava içinde birbirine karşıt isteklerde bulunamaz.
Avukat, Türkiye Barolar Birliğince kabul olunan mesleki
dayanışma ve düzen gereklerine uygun davranmak zorundadır.
Avukat, bürosunun görevin vakarına uygun biçimde tutulması
için çaba gösterir.
Uzunca bir süre bürosundan uzak kalmak zorunda bulunan avukat,
işlerine bakacak, müvekkillerini kabul edecek meslektaşının adını Barosuna bildirir.
Avukat, meslek kuruluşunca verilen görevleri haklı nedenler
dışında kabul etmek zorundadır.
Mesleki çalışmasından ötürü aleyhine açılan dava dilekçesinin
bir örneğini avukat Barosuna verir. Baronun hukuki anlaşmazlıklardaki arabuluculuk
teklifini kabul etmek zorundadır.
Avukat kendisiyle ilgili her türlü belgeyi Baro’da görmek
hakkına sahiptir.
II. YARGI ORGANLARIYLA VE ADLİ MERCİLERLE İLİŞKİLER
Yargıç ve savcılarla ilişkilerinde avukat hizmetin özelliklerinden
gelen ölçütlere uygun davranmak zorundadır. Bu ilişkilerde karşılıklı saygı esastır.
Avukat daha önce yargıç ve savcı ya da hakem ya da başkaca
resmi bir sıfatla incelediği işte görev alamaz.
Yargıç ve savcı ile hısımlık ya da evlilikten gelen engelleri
gösteren yasa hükmünde yazılı derece dışında kalan hısımlar ve başkaca yakınlarında
avukat, meslek onuruna en uygun biçimde takdirini kullanır.
(Türkiye Barolar Birliğinin 27-28 Mayıs 1989 tarihinde Giresun’da
yapılan XX. Olağan Genel Kurulu kararıyla değişik metin)
Avukatlar ve avukat stajyerleri, mesleğe yakışır bir kılık
ve kıyafetle başları açık olarak mahkemelerde görev yaparlar. Duruşmalara, Türkiye
Barolar Birliğince şekli saptanmış cübbe ile ve temiz bir kıyafetle çıkarlar. Erkek
avukatlar iklim ve mevsim koşullarının elverdiği ölçüde kravat takarlar.
Avukat duruşmayı terk edemez. Ancak kişisel ya da meslek
onurunun zorunlu kıldığı durumlarda duruşmadan ayrılabilir. Bu durumda avukat derhal
Baroya bilgi verir.
Avukat savunma için zorunlu olmadıkça davanın uzaması sonucuna
varacak isteklerden kaçınır.
Yargıcın reddi, savcıların ve başkaca adalet görevlilerinin
reddi ve şikayet edilmesi konusunda ve genellikle konuşmalarında ve yazılarında
avukat konunun gerektirdiği gerekçeleri amacı aşmayacak biçimde açıklar.
Red ya da yakınma dilekçelerinin bir örneğini Baroya verir.
Avukat ileride tanık olarak dinlenecek kimselerden istisnai
olarak bazı konuları öğrenmek zorunda kalmış olursa, bu kişileri etkilemiş olma
şüphesi altına düşmekten kaçınmalıdır. Avukat tanıklara önerilerde bulunamaz, nasıl
hareket edecekleri hakkında talimat veremez.
Avukat mahkeme kalemlerinde, icra dairelerinde ve her türlü
mercilerde çalışan görevlilerle olan ilişkilerinde meslek onuruna ve ağırbaşlılığına
uygun tutum ve davranışlarını korur.
III. MESLEKTAŞLAR ARASI DAYANIŞMA VE İLİŞKİLER
Hiçbir avukat, bir meslektaşının mesleki tutum ve davranışları
hakkında düşüncelerini kamuoyuna açıklayamaz. Bu yoldaki şikayetlerin mercii yalnız
Barolardır.
Hiçbir avukat, herhangi bir meslektaşı özellikle hasım vekili
meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikte kişisel görüşlerini ve düşüncelerini
açıkça belirtemez.
Bir avukat başka bir avukata karşı asil ya da vekil sıfatıyla
takip edeceği davayı kendi Barosuna bir yazı ile bildirir. (*)
Bu kural, bilgi verme yükümlülüğü ile bağlı olarak Baroların
ve Türkiye Barolar Birliğinin, üçüncü kişiler aleyhine ya da üçüncü kişilerin Barolar
ve TBB aleyhine açacağı davalar için de geçerlidir. (*)
Bir başka Baro bölgesinde ilk kez bir davaya giden avukat
o yer Baro başkanına nezaket ziyaretinde bulunmaya gayret eder.
Bir meslektaşının ölümü ya da başkaca nedenlerle Baro başkanlığınca
görevlendirilen avukat, kabul edilebilir bir neden göstermeksizin bu görevi reddedemez.
Mesleki çalışmada, avukatlar arasında usule ilişkin işlemlerde
ve dosya incelemelerinde dayanışma gereği sayılabilecek yardımlar ve kolaylıkları
esirgemezler.
Duruşmaya geç kaldığı için hakkında gıyap kararı alınan
avukat hemen gelmişse, diğer taraf vekili olan avukat gıyap kararının kaldırılmasını
ya da düzeltilmesini istemek zorundadır.
Bir başka yerdeki duruşmasına mazereti nedeniyle gidemeyen
avukat, karşı taraf avukatı bir başka yerden geliyorsa mazeretini önceden meslektaşına
bildirmelidir.
Avukatlar arasında “özeldir” kaydı taşıyan yazışmalar, yazanın
rızası olmadan açıklanamaz.
Avukat, hasım tarafın ancak avukatı ile görüşebilir. Hasım
tarafın avukatı yok ise, avukatın hasım tarafla teması zorunlu sınırlar içinde kalır.
Hasım tarafla her temasından sonra avukat, müvekkiline bilgi verir.
Avukat, dava türü ve usulü ne olursa olsun, mahkemeye verdiği
dilekçe ve önemli belgelerin bir örneğini (-istemese de-) karşı taraf vekili meslektaşına
verir.
Yanına stajyer avukat almayı kabul eden avukat, stajyerin
iyi yetişmesi için gerekli dikkati ve ilgiyi gösterir ve olanaklarını hazırlar.
IV. İŞ SAHİPLERİYLE İLİŞKİLER
Avukat müvekkiline davanın sonucu ile ilgili hukuki görüşünü
açıklayabilir. Fakat, bunun bir güvence olmadığını özellikle belirtir.
Avukat aynı davada birinin savunması, öbürünün savunmasına
zarar verebilecek durumda olan iki kişinin birden vekaletini kabul edemez.
Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan
avukat, yararı çatışan kimseleri temsil etmemek kuralı ile bağlıdır.
Avukat meslek sırrı ile bağlıdır.
Tanıklıktan çekinmede bu ölçüyü esas tutar. Avukat davasını
almadığı kimselerin başvurması nedeniyle öğrendiği bilgileri de sır sayar. Avukatlık
sırrının tutulması süresizdir. Meslekten ayrılmak bu yükümlülüğü kaldırmaz.
Avukat, yardımcılarının, stajyerlerinin ve çalıştırdığı
kimselerin de meslek sırrına aykırı davranışlarını engelleyecek önlemleri alır.
Avukat kendisine teklif edilen işi gerekçe göstermeden reddedebilir.
Takdirine esas olan nedenleri açıklamak zorunda bırakılamaz.
Avukat, zamanının ve yeteneklerinin erişemediği bir işi
kabul edemez.
Avukat davayı almaktan ve kovuşturmaktan çekinme hakkını
müvekkiline zarar vermeyecek biçimde kullanmaya dikkat edecektir.
İş sahibi anlaşmayı yaptığı avukattan sonra, ikinci bir
avukata vekalet vermek isterse ikinci avukat işi kabul etmeden önce ilk vekalet
verilen avukata yazıyla bilgi vermelidir.
Avukat, kesin olarak zorunlu bulunmadıkça müvekkil adına
basına açıklamada bulunamaz. Açıklamalarda adalete etkili olmak amacı güdülemez.
Avukat, baktığı davada görevini savsaklayarak ya da kötüye
kullanarak müvekkili zararına kendisine bir yarar sağlayamaz.
Avukat işle ilgili giderleri karşılamak üzere avans isteyebilir.
Avansın işin gereğini çok aşmamasına, avanstan yapılan harcamaların müvekkile zaman
zaman bildirmeye ve işin sonunda avanstan kalan paranın müvekkile geri verilmesine
dikkat edilir.
Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin
müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili hesap varsa uygun sürelerde durum
yazıyla bildirilir.
Avukat, müvekkilinden meslektaşlarına yönelecek sataşmaları
önlemeye çalışır.
Avukat, “hapis hakkı” nı alacağı ile orantılı olarak kullanabilir.
Adli müzaheret nedeniyle görülen işler, diğer işlere gösterilen
özenle yürütülür.
Ücret davası açacak olan avukat, önce Baro Yönetim Kuruluna
bilgi verir. Bu konuda Baro yönetim kurulunun görüşlerini bildirme yetkisi vardır.
V. AVUKATLARIN BAROLARLA VE TBB İLE İLİŞKİLERİ
Baro başkanlığı, Baro yönetim kurulu ve disiplin kurulu
üyelikleri ile TBB başkanlığı, TBB yönetim kurulu üyeliği, TBB disiplin kurulu başkanlığı
ve üyeliği görevleri bir kişide birleşemez.
VI. YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ALANI
Yukarıdaki meslek kurallarının sürekli gelişimini sağlamak
üzere Barolar, TBB Genel Kuruluna, gündeme ilişkin hükümlere uyma koşulu ile yeni
teklifler getirebilirler.
Yukarıdaki yazılı meslek kuralları, TBB’nin 8-9 Ocak 1971
tarihli IV. Genel Kurul Toplantısında kabul edilmiş ve TBB Bülteninde yayımı tarihinde
yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
|